Gezgin Röportajları / @turistikomer

Şubat ayı gezgin konuğumuz , bugüne kadar 44 ülke ve 150 ‘den fazla şehir görmüş ; Instagram’ın popüler gezginlerinden Ömer Eravcı .Seyahatlerini ve izlenimlerini  @turistikomer instagram sayfasından ve www.turistikomer.com sayfasından takipçileri ile paylaşıyor . Bu güzel söyleşimizde seyahatlerini kendi penceresinden anlatıyor ve haftasonuyurtdisi.com okuyucularına tavsiyelerde bulunuyor . Keyifli okumalar…

 

1. Seyahatin sizin için bir tutkuya dönüştüğünü ne zaman anladınız?
Yalnız gezmekten keyif aldığımı farkettiğim zaman anladım, bu da Londra`da oldu.. Londra öncesinde plansız,programsız bir iki kez
turlarla veya arkadaşlarımla Balkan ülkeleri ve bazı Avrupa şehirlerini gezmiştim ama yalnız gezmeye başladığımda anladım ki yalnız gezmek
kadar keyifli bir şey yok,özgürce,kafana göre,bilirsiniz işte şimdi yalnız gezmenin keyifli yanlarını sıralasam yaz yaz bitmez..Hep yalnız
mi gezeceksin diye sorduğunuzu duyar gibi olduğumdan cevaplayayım siz sormadan. Birlikte gezmekten keyif alacağımdan emin olduğum,keyif
alacağımı düşündüğüm bir kisi oldu su ana kadar, son zamanlarda tanıdığım kendisi de benim gibi gezmeyi seven,yeni yerler gördüğünde
mutluluktan havalara uçan ama iste onunla da daha yollarımız kesişmedi henüz..

turistikomer @Gent / Belçika

2.İlk planlı seyahatinizi ne zaman yaptınız ve seyahat dönüşü neler hissettiniz?
Roma`ya yapmıştım ve döndüğümde kısa zaman diliminde dolu dolu bir şehri nasıl güzel gezebileceğimi gördum, her anından nasıl maksimum
keyif alınabileceğini bizzat yaşadım..Sitenizde yapmaya çalıştığınız  şeyi çok seviyorum, bir çoğumuz  çalışıyoruz  ve ancak hafta sonu ile
cumayı veya pazartesiyi birleştirip Avrupa’da 3-4 günluk planlarla hafta sonu kaçamağı  yapmayı düşünüyoruz ,bu sekilde gezilebilecek Avrupa’da
cok fazla guzel sehir var. Roma aslında 4 gün ayrılması gereken bir yer olsa da ben 3 güne sığdırabilmiştim hatta sitemde de ”3 Günde Roma Nasıl Gezilir ” anlatmıştım.. Roma sonrası hep planlı  seyahat ettim, örneğin 18 günde 8 ülke gezdim..Oslo`dan baslayan hikayem İzlanda`ya uzanıp oradan Bergen-Stockholm-Helsinki-Tallinn-Riga-Vilnius-Minsk olarak devam etti..Planlarken ekonomik olarak ta iyi is çıkarabiliyorsunuz
zamanla tecrube kazandıkca.. Bu 18 günlük hikayem Oslo`ya tek yon Norwegian Air`den 200 tl`ye bilet almamla başlamıştı sonrasında dedim
ben oraya kadar gittiysem Flam Tren Rotasini hatta Bergen ve Fjordlari görmeden gelmem,ve sonra dedim Oslo’ya kadar gelmişim o halde neden
Scandinivian Airlines veya Icelandic Air`den İzlanda`ya gidiş-dönüş bilet bakmiyorum, baktim ve buldumda 450 tl civarina Kopenhag Aktarmali
gidis donus bilet buldum yani gordugunuz gibi Izlandaya bedavadan biraz pahaliya gitmis oldum.Izlanda`da Blue Lagoon ve Golden Circle
deneyimlerini yasadim, yaz ayi oldugu icin Northern Lights olamadi,baska bahara kaldi.. Neyse devam edeyim sonra Bergen`den Stockholma yine
bahsettigim havayollarindan birinden tek yon 120 tl ye bilet buldum,ordan Helsinki ayni sekilde, oradan feribot zaten bedava karsiya
Estonya`ya, Baltik ulkeleri arasi otobuslerle sudan ucuz ulasabiliyorsunuz kesa Vilnius`tan Minsk`e de ayni sekilde.. Tum bunlari
6 ay kadar onceden planlayarak yaptim, bilet aldim aldim attim kenara..Demem o ki plan onemli,plansiz programsiz seyahat olmaz,hem
ekonomik acidan onemli hem de ah keske gitmeden biraz arastirsaydim surayi goremedim pismanligini yasamamak adina onemli..

3-Seyahatlerinizi fotoğraflıyor ve sosyal medyada paylaşıyorsunuz. Bunu yapmaktaki motivasyon kaynağınız ne? Dünyada neler var herkes görsün mü, seyahat sever insanlara yol göstermek mi, ya da başka bir şey?

Paylaşmayı,yardımlaşmayı seven bir yapım var, karşılık  beklemeden yaparım ne yaparsam , bana değer verip beni takip eden arkadaşlarıma bir
nebze olsun yardımım  dokunuyorsa ,bunun mutluluğu bana yetiyor..Aslında web sitemi çok ihmal ettim, bir zamanlar
karalamıştım birşeyler ama 4 senedir neredeyse yazmıyorum,herkes yazmam yönünde motive ediyor,ben de sözler veriyorum kendime ama o enerjiyi henüz bulamadım kendimde,çok fazla anı biriktirdim, geriye dönüp  baktığımda  44 ülke 150 den fazla  şehir olmuş yanlış hatırlamıyorsam,
kafamda güzel bir format yaratıp,insanlara faydam dokunacağı şekilde bir blog oluşturmak istiyorum,inşallah yaparım tez zamanda..




4- Sporun hayatınızda büyükçe bir yer kapladığını görüyoruz. Yurtdışı seyahatlerinizde bu konuda en duyarlı olduğunu düşündüğünüz ülke ya da şehir neresi oldu? Bizim ülkemizden farklı olarak ne tür uygulamalar gördünüz?
Spor hayatımda çok yer kaplıyordu evet,salonlardan çıkmıyor , çok sağlıklı besleniyordum, harika bir vücudum da vardı yalan değil 🙂 ama
Budva`da omzumu kırana kadar bu böyle oldu sonra toparlayamadım kendimi tam olarak .. Budva`da omzumu kırdığımı  farketmemiştim,10 sene öncesine kadar sürekli çıkardı omzum,yerine takardım 1 hafta acısını çekerdim geçerdi,uzun zamandir olmuyordu yine ayni şey oldu sandım lakin bu sefer kımıldatamıyordum bile, o halde bile tatilimi yarida kesmedim ve ertesi gun Dubrovnik`e gittim,yurda donunce tedaviyi baslattim.. Hatta
kırdığım gece TOP Hill isminde Avrupa’nIn en meşhur gece klüplerinden biri var ona gittim, çünkü son gecemdi ve TOP Hill görülmeliydi
:),döndüğümde  anladım ki, bağ kopmuş,ufak bir kırık, omuz yerinden çıkmış ve ben o halde tatil yapmışım :).. Sonrasında uzun zaman spor
yapamadım, bahane değil tabii cardio yapabilirdin diyeceksiniz ama ben ağırlık çalışmayı seviyordum,motivasyon kaybına uğradım, yeme- içme
konularına da dikkat etmeyince kilo aldım.. Tekrar başlayacağım bakalım yaza kadar forma girerim diye umuyorum :).. Spor Avrupa sehirlerinin
hemen hepsinde insanların büyük önemsediği bir konu, insanlar sağlıklı besleniyor ve hayatlarına mutlaka sporu bir şekilde sokuyorlar, en
önemli olan şey ne yaparsa yapsın insanin keyif aldıği sporu yapması,spor salonuna kapanmak zorunda değiliz,bir çok yerde insanlar
araba kullanmıyor,bisiklete biniyor veya yürüyorlar hatta koşmayı sevenler koşu yapıyor,dediğim gibi bir şekilde hayatına sporu dahil
ediyor dünya insanlari..Biz de yapmalıyız ama kendimden de biliyorum hep erteliyoruz,hayat ertelemeye gelmiyor..

5- Yemek ülkemizde en çok özen gösterdiğimiz ve hepimizin sevdiği bir konu. Yemeklerine her zaman güvendiğiniz adresler ya da şehirler hangileri?
Bu sorunun cevabi biz Türkler`de klasiktir İtalya denir arkasından Yunanistan gelir, genel olarak cevaplanması gerekirse tabiiki bu ikisi
ama ben her yerde damağıma uygun lezzetler buluyorum,tabi bu da  öncesinde dersime çalışmam sayesinde oluyor,her şeyin başı planlama ve
okumak demiştik.Sokak yemeklerini çok seviyorum, gittiğim yerlerde özellikle ucuza lezzetli neler yenilebilir ona bakıyorum, gün içinde
onları kovalıyorum ama akşamları da kendime ödül vermek ve yardımıma  ihtiyaç duyabilecek arkadaşlarıma yardımcı olabilmek adına güzel
restoranları tercih ediyorum.

 booking.com    yurtdışı otel rezervasyonlarınızı hiçbir fiyat farkı olmadan ekteki link  ( Booking.com – TEGV Bağış )   üzerinden  yaparak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na destek olabilir ve çocuklarımızın geleceğine katkıda bulunabilirsiniz. . Her Otel rezervasyonunuzdan belirli bir oranı TEGV’na bağışlamaktayız. Haftasonuyurtdisi.com sosyal sorumluluk projemize desteklerinizi bekliyoruz. 

 

6-Gezmekten en hoşlandığınız, birden fazla gitmek istediğiniz destinasyonlar hangileri?
Benim sen sevdiğim sehir Barcelona idi, 3 kez gezdim, birinde Vespa ile hatta,ancak Lizbon`u görünce Lizbon gonlumun efendisi oluverdi,Barcelona kuma olarak hayatına devam etmeye başladı..Bu iki şehrin yağmurlarında beni yıkasınlar  derim, tabii İtalya`nın her köşesi ayrı mutluluk veriyor insana, İtalyayı da şehir gözetmeksizin ( Milano haric, sevmedim ben Milanoyu 🙂 ) listeme eklerim..Fransa`nin şehirlerinden ziyade küçük kasabaları,köyleri beni çok mutlu ediyor mesela .. Fransa ve İtalya’da her birinde 6 ay geçirsem keşke vaktim olsa, motosikletle her
köşesine girip çıksam.. Norveç ve İsviçre için de geçerli bu, gördüğünüz  üzere aç gözlüyüm  bu konuda ama ille de bir kaç şehir
söyle derseniz gitmekten bıkmayacağım Lizbon,Barselona ve Havana derim ..

turistikomer @Münih – Almanya   / Oktoberfest

7-Biz haftasonuyurtdisi.com ekibi olarak üç saatlik uçuş uzaklığında olan ülke ve şehirleri tanıtıyoruz, sizin deneyimli biri olarak bu destinasyonları düşünerek seyahatseverlere önereceğiniz şeyler var mı?
Aslına bakarsanız avrupa ulkelerinin hemen hepsı kendı baslarına 3 gunde iyi bir planlamayla rahatlıkla gezilir sadece
bazılarına komsusu oldugu baska ulke ve sehirleri de gitmisken gorebilme adına 3 gunden daha fazla zaman ayırmak gerekir örneğin:
Sadece Viyana ,sadece Prag veya Budapeste ye gıtmektense birbirlerine cok yakın oldukları icin 1 hafta zaman ayırıp tamamını gormek
cok daha mantıklı,her biri icin farklı zamanlarda ucak bileti almamıs oluruz boylelikle, hatta bratıslava da bu programa dahil
edilebilir.. Bir ornek daha vereyim mesela Baltık Ulkeleri”nin  sehirlerini dusunelim , sadece Estonya-Talinn veya Lıtvanya-Vilnius
veya Letonya-Riga icin ucak bileti almak manasız olur,evet 2 gunde gezilir bu sehirlerin her biri ayrı ayrı ama malum ucak bileti pahalı
o yuzden gitmisken tum bu sehirler birlestirilmeli hatta Belarus-Mınsk te programa dahil edilerek.. Ara gecisler otobusle cok ucuz ve
konforlu verdıgım her iki ornekte de.. Talınn”den dileyen feribotla cok kısa surede Helsinkiye”de gecebilir mesela,yanı demem o ki,bir
yere gitmeyi planlarken komsularına da bakılıp ona göre plan yapılmalı..Bu örneklere Balkan ulkelerı de eklenebilir.. Son bir
örnek vereyim mesela Nice sehrine de gidersiniz 3 günde gezersiniz lakin oraya gitmişken Cote d’Azur yapılmalı,her yer görülmeli hatta
benim yaptıgım gibi Italyaya trenle gecilip Portofino,Cınque Terre yapılmalı :).. O yuzden bu gibi yerleri yazmayacagım 3 gunluk
onerilere cunku dedigim gibi yazmaya kalkarsak her yeri yazabiliriz..
Yine de 3 gunde keyıfle gezilebilecek bazı önerilerimi sıralayayım :
*Bled-Ljubljana
*Alsace Bölgesi (Colmar,Strasbourg ve bolgedeki kucuk Sarap Köyleri)(Basel veya Stuttgarta ucarak gidilebilir)
*Berlin ve Dresden (Berline gitmisken gunu birlik Dresden de ziyaret edilmeli)
*Lviv
*Lyon ve Alsace (Lyon cok guzel bir sehir , gitmisken 2 saat uzaklıktaki Alsace’ı gormemek olmaz)
*Roma (iyi bir planlamayla 3 tam gunde rahatlıkla gezilir)
*Barselona (iyi bir planlamayla 3 tam gunde rahatlıkla gezilir)
*Tiflis
*Bükres
*Amsterdam ( ama sadece Amsterdam gezilecekse.. Aslında civarında da gezilecek çok güzel yerler var,Gieethoorn gibi, o yüzden zaman var ise
5 gün ayrılmalı )
*Zurih
*Brugge-Gent
*Moskova
*St. Petersburg (White Nights dönemi harika olur ama iyi bir planlama şart 3 gun icin zira 1 tam gün bile Hermitage Museum’ da geçebilir, çok
buyuk ve keyifli )

8- Yeni bir ülke ya da şehre gittiğinizde ilk görmek istediğiniz yerler nereler?

Genel bir cevap veremem aslında bu soruya, o sehri okudugumda o sehre ozel mutlaka yapmam gereken seyleri listeler onları yaparım,
beni o sehre goturen,heyecanlandıran ne varsa onları görmek isterim, sunu demek istiyorum oraya ait,oraya özel ne varsa .. Örnek vereyim
; Krakow”a gittiyseniz muhakkak Chopin Konseri’ne gitmek olmazsa olmazlar arasında 1. sırada olmalı,Krakow denince akla ilk helen
Chopin ve Pianist filmidir, Schindler’in Listesi filmindeki fabrikadır veya diyelim Viyana’dasınız,Salzburg’dasınız bir klasik müzik
konserine gitmediyseniz boşa gitmiş olursunuz ya da mesela Saint Petersburg ‘da iseniz Hermitage Museum’a gitmemiş veya St. Mariinsky
Theatre’da Kuğu Gölü Balesi izlememiş ya da St.Mariinsky Theater Concert Hall’da bir klasik müzik konserine gitmemiş iseniz,her gece
1:30 da sehri ikiye ayıran köprülerin açılış-kapanışlarının nasıl şova dönüştürüldüğünü izlememişseniz olmaz,Lizbon’da
iseniz Alfama’da Fado dinlerken Porto Şarabı ve bence İspanya’dan çok çok daha iyi yaptıkları Sangriaları komaya girene kadar icerek Fado
ve sarap ile sarhoş olmamak olmaz.Reykjavik’e gitmişsek Blue Lagoon’a gitmemek olur mu , olmaz, Norveç demek Fjord demek Fjordları görmek
varken neden Oslo gibi sıkıcı bir şehirde zaman harcayayım değil mi ?

9- Hiç ayak basmadığınız ve görmek istediğiniz bir kıta var mı? Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek seyahatleriniz hangi şehirlere olacak?
44 ülke gördüm evet ama uzak diyarlara uzanamadım malum modern köle olduğumdan, sınırlı tatiller sebebiyle.Uzak diyarlardan
Küba ve Japonya’ya gidebildim şu ana kadar.. Beni en çok heyecanlandıran ve hayalini kurduğum şey aslında Güney Amerika’ya
tek yön bilet alıp dönüşü ne zaman belli olmayan bir yolculuğa çıkmak ama bu sadece bir hayal, öteye gidemiyor ,1 haftalığına Buenos Aires
vb. seyahatler beni heyecanlandırmıyor,eğer o kıtaya gideceksem tamamını görebilmeliyim,bir gün yaparım belki tabi evlenmezsem :)..
Asya ve Güney Amerika’yı arşınlamadan ben Gezginim diyemem evet ,Gezgin ruhluyum, çok fazla seyahat ettim ve ediyorum, tüm boş
zamanlarımı ve paramı gezmeye harcıyorum ama 2 buyuk kıta var oralarda beni heyecanlandıran ve hala göremediğim.. Su anda
planladığım bir seyahatim yok ama Avrupa’da göremediğim 3 – 4 ulke kaldı ilk etapta onları görmek istiyorum, Iskocya ve Irlanda planı
var kafamda ilk olarak, ucuz bilet yakalarsam Faroe Adalarına gitmek istiyorum.Onun dısında gördüğüm ülkelerde merak ettiğim
şehirlere planlar yapacagım ,haftasonu kacamakları .Bunların yanı sıra  İtalyayı motosiklet ile tavaf etmeyi düşünüyorum bu yaz, Bayram
Tatilini uzatıp 🙂

turistikomer @Kyoto – Japonya

10.Seyahat ederken şimdiye kadar aldığınız en büyük risk neydi?
Risk denebilir mi bilemedim ama mesela Havana’ya otel rezervasyonu yapmadan gitmiştim, gidince bakar orada bulurum ne olacak demiştim,
amma rahatsın diyenler olmustu cevremde.. Havana’ya indim sırtımda cantam havaalanından taksiyle pazarlıgımı yaptım normalde 30 cuc
karsılıgında sehir merkezine gittiklerini biliyorum pazarlıkla 20 cuca anlastım ama yine de 25 cuc verdim , her neyse dedimki beni
merkeze götür, sehrin merkezine Centro Habana falan dedim,adam gitti beni Malecon’da bıraktı , kordon boyu Havana’nın, anladım sehir
merkezi olmadıgını ama indim taksiden, etrafta ingilizce konusan da yok ama fena halde egleniyordum, cok farklı bir sehirde, evlerden muzik
sesleri,neseli insanlar,farklı bir yerde oldugunuzu dibinize kadar hissediyorsunuz,sokakta da yatsam umurumda değildi, sonunda ingilizce
bilen birini buldum 2 km kadar uzaktaymıs , sırtta canta yurudum sokaklarda kendimi kaybederek,ustelik saat aksam 22:30 :), neyse geldim
meydana, meydana bakan ara sokaklarda oda kıralayan mavi tabelalı evlerin zillerine basmaya basladım,oda bakıyorum kendime, kiminin
buzdolabını kiminin klimasını begenmiyorum :), nihayet buldum bir yer ama teyze tek kelime ingilizce bilmiyor,o ıspanyolca ben ingilizce,
gulusurek anlasıyoruz :). 3 gece orada kaldıktan sonra baska sehirlere gecmistim..Bu bir cogumuza göre risk olarak adlandırlabilir evet..

11- Seyahat tutkunuzla ilgili bundan 10 yıl sonrası için neler yaşamış olmayı hayal ediyorsunuz?
Bundan 10 yıl sonrası için değil sadece, ben hayatım boyunca gezmek istiyorum ama yalnız; ama hayatımın aşkını bulup onunla,ruh
eşi mi denir her ne deniyorsa,son nefesime kadar bu heyecanı yasamak istiyorum, evlensem çocuk sahibi bile olsam bu değismeyecek, bazen
görüyorum gittiğim yerlerde örneğin; Fushımi İnari tapınağına 1.5-2 saatlik bir yürüyüş sonunda tırmandığımda kendimle övünürken
birden bir aile belirdi karsımda ,Anne-Baba ve Baba’nın onunde kanguruda tasıdıgı bebeği ve kes boburlenmeyı adam bebegi ile
çıkmıs bu tepeye dedim, kendimi gördüm orada ve imrendim birazda aslında ve düşündüm dedim ilerde herhalde ben de böyle olurum, gezgin
ruhumuz bir gün biterse demiyorum, hiç bitmeyecek diyorum..

 

Ömer Eravcı’ya  bu güzel sohbet için teşekkür ediyor ve tek yön biletli Güney Amerika seyahat hayalinin en kısa zamanda gerçekleşmesini  diliyoruz.

En güzel haftasonu yurtdışı destinasyonları ve renkli fotoğraflar için bizi  @haftasonuyurtdisi instagram sayfamızdan takip etmeyi unutmayın.

* Kapak Fotoğrafı : Lizbon / Portekiz

 

Bir yanıt yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>