Ünlülerle Seyahat Sohbetleri / Çiğdem Ceylan

”Ünlülerle Seyahat Sohbetleri” bölümümüzde ; şubat ayında  Spor Medyasının önemli isimlerinden güzel ve başarılı sunucu Çiğdem Ceylan ‘ı ağırladık. Aynı zamanda son derece aktif bir gezgin olması ile de bilinen konuğumuz seyahat fotoğraflarını ceylancigdem Instagram sitesinde onbinlerce takipçisi ile düzenli olarak paylaşmakta. Kendisi ile yaptığımız uzun ve keyifli bu röportajda , hayat hikayesini , unutamadığı seyahat anılarını , Avrupa’da en sevdiği şehir ve mekanları bizlerle içtenlikle paylaştı. Keyifli okumalar dileklerimizle…

 

1.  A spor kanalında her sabah yayınlanmakta olan ”Sabah Sporu” programını başarılı bir şekilde sunmaktasınız ve ciddi bir hayran kitleniz var.Sunuculuğa nasıl adım attınız ve gelecek ile ilgili Kariyer  planlarınız nelerdir ,haftasonuyurtdisi.com  okuyucularına kısaca bahseder misiniz?

Benimki biraz farklı bir hikaye. İstanbul Üniversitesi Ekonomi mezunuyum. Uzun süre finans sektöründe çalıştım. Finans piyasaları ve yatırım enstrümanları ile yakından ilgiliydim ve işim gereği sürekli ekonomi kanallarını takip ediyordum. Zamanla aslında masanın diğer ucunda olmak istediğime karar verdim. Spikerlik ve sunuculuk eğitimi aldıktan sonra bir ekonomi kanalında finans piyasaları ve çalışma hayatı üzerine programlar hazırlayıp sunmaya başladım. A Spor ile çalışma fırsatı doğunca da, kendi adıma farklı ve keyifli bir deneyim olacağını düşündüm. Çünkü futbolla çocukluk yıllarımdan beri ilgiliyim. Babam iyi bir futbol izleyicisi ve fanatik bir taraftardır. Maçlarla hep iç içe büyüdüm. Bugün hissettiğim şey, kariyerimle ilgili verdiğim kararların ne kadar doğru olduğu. Şuan hayatımda futbol ve maç izlemek çok fazla yer kaplasa da hala Türkiye ve dünyada finans piyasalarında neler olup bitiyor takip ederim. Kariyerim ile ilgili çok uzun vadeli planlar yapmıyorum, şuan yaptığım işten çok mutluluk duyuyorum ve keyif almaya bakıyorum.

2. Sporun hayatınızda büyükçe bir yer kapladığını görüyoruz. Yurtdışı seyahatlerinizde bu konuda en duyarlı olduğunu düşündüğünüz ülke ya da şehir neresi oldu? Bizim ülkemizden farklı olarak ne tür uygulamalar gördünüz?

Şu aralar cross-fit uyguluyorum. Spinning, Tae Bo ve Pilates yapıyorum. Artık ülkemizde de açık havada spor yapabileceğimiz fitness parkurları, bisiklet yolları, paten ve basketbol sahaları var. Hemen her alanda sporun gelişmesi ve yaygınlaşması için gayret sarf ediliyor. Amatör spor dallarına, özellikle de bisiklet sporuna büyük destek var. Artık aileler de daha bilinçli, çocuklarını erken yaşlarda spora yönlendiriyorlar ama genele vurduğumuzda hala bu oran diğer ülkelere göre düşük. Son yıllarda sağlığına dikkat eden ve spor yapan bilinçli insan sayısı arttı ülkemizde de. Ama bu belli yaş aralığında yoğunlaşıyor. Geçtiğimiz günlerde bir araştırma okumuştum, ülkemizde spor yapanların yarısı spor olarak yürüyüş yapıyor, bunu da daha çok çocuklarını okula götürme, markete gitme gibi aktiviteler için gerçekleştiriyorlar. Yeterli kondisyon düzeyinde olmadan halı saha maçları gibi zorlamalı spor yapanlar da var hala. Bu kişilerin, risk faktörlerini de taşıyorlarsa çok dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor doktorlar. Yurtdışına çok sık seyahat ediyorum. Orada 7’den 70’e her kesimden insan, kendi sağlık koşulları ve içinde bulunduğu risk grubuna dair bilgi sahibi ve buna uygun bir şekilde bilinçli spor yapıyorlar. Her sabah mutlaka düzenli şekilde koşu ve yürüyüşlerini yapmak onlarda rutin bir alışkanlık olmuş durumda. Beslenmelerine de çok dikkat ediyorlar. Özellikle Avrupa’lılar bu konuda çok hassas.

booking.com    yurtdışı otel rezervasyonlarınızı hiçbir fiyat farkı olmadan ekteki link  ( Booking.com – TEGV Bağış )   üzerinden  yaparak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na destek olabilir ve çocuklarımızın geleceğine katkıda bulunabilirsiniz. . Her Otel rezervasyonunuzdan belirli bir oranı TEGV’na bağışlamaktayız. Haftasonuyurtdisi.com sosyal sorumluluk projemize desteklerinizi bekliyoruz. 

 

3. Seyahatin sizin için bir tutkuya dönüştüğünü ne zaman anladınız?

Daha önceleri seyahat anlayışım birçok kişi gibi sadece yıllık izinlerimde senede 1, en fazla 2 defa yaptığım bir aktiviteden ibaretti. Seyahatlerde hemen enerjim değişir, daha pozitif olurum, çevreme de bunu yayarım. Bu durumun artık günlük hayatıma da yansıdığını keşfettim. Yaklaşık üç yıl önce bir seyahatimden dönerken uçak yolculuğum esnasında o an karar aldım. Bunu daha sık yapacaktım. Zamanla tutku haline dönüştü. Bende kış ya da yaz tatili diye bir ayrım yok oldu mesela. Her an her yere gidebilirim. Ama şu artık net, uzun süre tek bir yerde sabit kalmaktan zevk almıyorum, hareket halinde olmalıyım. Fırsat bulduğum her zamanı keşfederek ve ufkumu genişleterek değerlendiriyorum artık. Bu hem fiziksel hem de ruhsal açıdan birçok olumlu etki yapıyor bende.

Ciğdem Ceylan @Amsterdam – Hollanda

4. İlk planlı seyahatinizi ne zaman ve hangi ülkeye yapmıştınız ve seyahat dönüşü neler hissetmiştiniz?

İlk yurtdışı tatilimi ailemle Avusturya Viyana’ya yapmıştık. O zamanlar 10 yaşında idim. Bana kocaman gelmişti şehir, biraz da ürkmüştüm kocaman Stephansdom’ı görünce:) Ne bileyim bir gün bir gezgin olma yolunda ilerleyeceğimi:) Çok eğlenmiştim o seyahatimde, kardeşim o zaman bebekti. Annemin hiç de zorlanmadığını hatırlıyorum o seyahatte. Bir gün bebekli bir gezgin olabilirim ben de:) Babam bize Sachertorte ve Apfelstrudel yedirmişti bol bol, mideme tatlı yemekten ağrılar girmişti, hala Viyana’ya gittiğimde o anılarım canlanır. Kendi başıma planladığım ilk seyahatim ise yıllar önce Hollanda’ya idi. Senede 4-5 sefer giderim.




5. Seyahatlerinizi fotoğraflıyor ve sosyal medyada paylaşıyorsunuz. Bunu yapmaktaki motivasyon kaynağınız ne? İnsanlara seyahat etmeyi sevdirmek mi ,yol göstermek mi, ya da başka bir şey?

Farklı atmosferlere girmek hoşuma gidiyor. Paylaşımlar da tamamen içgüdüsel. Keyif aldığım tüm anları hemen paylaşıyorum. O anın bende yarattığı olumlu enerjinin insanlara da geçmesini istiyorum çünkü araştırmalara göre seyahat etmeyen insanlar, seyahat edenlere oranla depresif ve stresliymiş. Yolculuklarım esnasında pek çok yeni insanla tanıştım, değişik kültürlerden çevre edindim. İnsanın empati ve sosyal ilişki yeteneği gelişiyor, bu durum kişinin iş hayatına da olumlu şekilde yansıyor aslında. Özellikle çalışan kesimin çok vakti yok. Sosyal medyada bu fotoğrafları paylaştığımda çok fazla etkileşim oluyor ve soru geliyor. “Bu kadar kısa zamanda neler yapıyorsunuz? Nasıl kısa sürede bu kadar keyif alıyorsunuz? Bütçem ne olmalı?” gibi sorular alıyorum. Belki bir seyahat bloğunda yazmayı düşünebilirim. Daha çok kısa süreli yurtdışı seyahatleri üzerine olabilir. Ben bazen 36-48 saatte 2 ülke geziyorum:) Aslında tek sırrım motivasyon:)

 

 

6.  Yemek ülkemizde en çok özen gösterdiğimiz ve hepimizin sevdiği bir konu. Yemeklerini her daim beğendiğiniz şehirler ya da yurtdışı mekanlar hangileri?

İtalyan mutfağının damak tadı bize çok uygun. Campania’da yediğim pizzaları, Lazio’da yediğim Arabbiata’yı, Sicilya’da yediğim Sardunya’lı makarnayı unutamam. Bir de Strüdel’e bayılıyorum. Viyana’da güzel yaparlar. Ama son 2 yıldır tatlıyı kestiğim için sadece o rengarenk vitrinlere bakmakla yetiniyorum:) Ama itiraf ediyorum Milano’ya son gidişimde Cioccolatitaliani’de kocaman bir dondurma yemiştim:) Alexandroupoli ve Makri’nin deniz ürünlerine bayılırım. Bulgar ve Slav mutfağı da lezzetli ve farklı. Ama kısa sürem var diyorsanız 2-3 saat ayıracağınız başlangıç, ara sıcak, ana yemek, tatlılı ritüelleri unutun. Ben çoğu zaman sokak lezzetlerini tercih ediyorum. Brugge’da Markt Meydanı’nda hayatımda yediğim en lezzetli kipkorn’ları yaparlar. Amsterdam’da minik dükkanlarda onlarca çeşit sosla çok lezzetli patatesler kızartılır. Frankfurt ve Köln’de Bretzel, Budapeşte’de sarımsaklı Langos, Atina’da Souvlaki meşhurdur. Milano’da dilim pizzacılar ve Panzerotti, Strasbourg’da envayi çeşit sandviçler kurtarıcıdır mesela. Oslo, Stokholm ve Kopenhag’da süpermarketlerdeki açık büfeler de çok lezzetlidir. Pratik ve ucuz yerel yemek seçenekleri de çok yani. Bu arada büyük bir kahve tutkunuyum. Gittiğim her şehrin yerel kahvelerini dener, marketlerinden çeşit çeşit kahveler alarak dönerim. Avusturya ve Norveç, kahvelerini en beğendiğim ülkeler.

7. Gezmekten en hoşlandığınız, defalarca gitsem yine de sıkılmam dediğiniz destinasyonlar hangileridir?

Amsterdam ve Baltık ülkeleri. Amsterdam bilinenin aksine çok dingin ve güvenli bir şehir. Ruhum yenilenmiş ve tüm negatiflikleri üzerimden atmış olarak dönerim oradan her zaman. Baltık ülkelerinin havası da bambaşka. Estonya, Letonya, Litvanya, Slovakya gezdiğim birçok Avrupa ülkesinden farklı bir atmosfere sahip. Hüzünlü ve soğuklar. O puslu sessizlik benim ruhumu da sakinleştiriyor. Yapılar çok eski ve farklı, sokaklar eski ve dar. Oralarda tarihin içinde kaybolmayı seviyorum. En son birkaç ay önce İsveç ve Norveç’i gezdim. Düzen, İskandinav insanlarının ruhlarına işlemiş. Kış dönemine rast geldiğinden hava öğlen kararıyordu. Bizim alışık olmadığımız bu değişimi yaşamak keyifli idi.  Kuzey ışıklarını yakalamak için yeniden deneyim etmek isterim İskandinav ülkelerini. Yunanistan’da yazın yaptığım çadır kampları da muhteşemdi, tekrarlamayı planlıyorum bu yaz.

Ciğdem Ceylan @Colmar – Fransa

8 . Yeni bir ülke ya da şehre gittiğinizde ilk görmek istediğiniz yerler nereler olur , keşfetmeye nereden başlarsınız?Gitmeden önce o lokasyondaki gezilecek yerler hakkında ön araştırma yaparmısınız?

Benim minik not defterim hep yanımdadır. Muhakkak gitmeden ön araştırma yaparım. Önce insan kendi seyahat tarzını tanımalı. Kimi müze gezmek ister, kimi tarihi yapılardan hoşlanır, kimi sadece yerel lezzetler için, kimiyse sosyalleşmek için seyahat eder. Daha da çeşitlendirebiliriz tabi. Bunların çoğunu bir arada yapabilme kapasitesi zamanla oluşuyor. Ben gittiğim şehrin önce tarihini öğrenmek isterim. Kısıtlı zamanım var ise en önemli lokasyonlarını çıkarırım ve rota oluştururum. Telefonumun maps özelliği bana büyük kolaylık sağlıyor. Yerel tadları deneyim etmeden asla dönmem ve muhakkak şehir içinde tren ve metro yolculuğunu tercih ederim. Taksi sevmiyorum. Taksiye binersem bulunduğum ülkenin yaşam kültürüne dair birçok şeyi kaçırmış gibi hissediyorum. İki ülke arasında da tren yolculuğu favorim, tabi destinasyon çok uzun değil ise.

@ Gamla Stan – Stockholm – İsveç

9  . Hiç ayak basmadığınız ve görmek istediğiniz bir kıta var mı? Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek seyahatleriniz hangi şehirlere olacak?

Belarus ve Finlandiya’nın Lapland bölgesini görmek istiyorum. İzlanda ve Faroe Adaları da gitmek istediğim ülkeler.

Değerli konuğumuz Çiğdem Ceylan’a bu güzel sohbet için çok teşekkür ediyoruz.

 

En güzel haftasonu yurtdışı destinasyonları ve renkli fotoğraflar için bizi  @haftasonuyurtdisi instagram sayfamızdan takip etmeyi unutmayın.

Bir yanıt yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>